Top

Sistem Galibi Belirledi

Nisan 30, 2008

gs_fb_ar.jpgMaç başlamadan önce %51 Galatasaray diyenlerdendim. Bunu söylememin temel nedeni de bu sezon oynadıkları maçlar içerisinde Galatasaray’ın Fenerbahçe’yi çözmesi, ön liberoda ve kanatlardaki oyun yapısı ve kurgusu ile rakibinin orta sahasını durduracak güce sahip olması idi.

Armağan Özkaynakçı
Futbol Ekstra

Buna karşılık Zico’nun son haftalarda aslında SOS veren yeni düzeninin, yani Colin’i sağda oynatıp, Deivid’i sola kaydırmasının Fenerbahçe’nin oyun içerisindeki düzenini olumsuz etkilediğini düşünüyordum. Bir de bunun üzerine defansta oynadığında sürekli hatalar yapan Uğur’un Galatasaray karşısında bu bölgeye yerleştirilmesi adeta kaçınılmaz sonuca davetiye çıkardı.

Fenerbahçe’nin mağlubiyetiyle ilgili sayılabilecek başka gerekçelerde var tabi. Mental yorgunluk birçok otoritenin üzerinde uzlaştığı nedenlerden biri ve ben de böyle düşünenlerdenim. Galatasaray’ın maça olan motivasyonu ile Fenerbahçe’li futbolcuların ki farklıydı demek ise kolaycılık olacaktır. Çünkü her futbolcu fazlasıyla kazanmak ister ancak Fenerbahçe’nin sezon boyunca oynadığı oyuna baktığımızda Avrupa’da kazandığı maçlarda dahi aynı futbolu oynadığını görebilirsiniz. Temel farklılığı ise Chelsea maçını izleyenler analiz edebilirler.

Chelsea maçlarında ve özellikle ikinci ayakta oynanan maçı şöyle bir gözönüne getirince neden maç öncesi %51 Galatasaray dediğiminde nedenleri kendini belli ediyor. İkinci maçla bu maç arasındaki tek fark ise Chelsea’nin golü daha erken bulmuş olması. Galatasaray ise golü bulana kadar önde basarak agresif bir futbol oynadı. Gol sonrasında tıpkı Chelsea gibi Galatasaray da oyunu daraltıp kontrataklarla etkili oldu. Chelsea maçı belki de Galatasaray için bir referans teşkil etti diyebiliriz. Kupa’da Kadıköy’de de benzer bir tablo ortaya çıkmış ancak Galatasaray golü bulamamıştı. Bu sefer ilk yarıda golü bulana kadar müthiş bir performans gösterdiler ve golü de bulduktan sonra hem fiziksel yorgunluk, hem taktiksel düşünce, hem de skor avantajı nedeniyle alanı daraltıp kaptıkları toplarla hızlı ataklara çıktılar. Oyunun son dakikalarında iyice geriye yaslanmış olmaları bir riskti ancak bu seviyede bir maçta kabuledilebilir bir düşünceydi. Ne de olsa Chelsea’de pozisyon imkanı vermemişti Fenerbahçe’ye. Sonuçta Galatasaray bir Chelsea değildi ama çok benzer yapıda oyuncularla şampiyonluğa giden kilidi İngiliz anahtarı ile açabildiler.

Benzerliklerin üzerine biraz daha gidelim isterseniz, öncelikle defansın göbeğinde Carvalho ve Terry ikilisinin yaptıklarının bir benzerini Emre ve Servet için de yapıyorlar demek mümkün. İkisi de havadan gelen toplara geçit vermiyorlar, kademe anlayışları iyi ve vücut vücuda oldukça etkililer. Sağda Sabri ve solda Hakan Balta (A.Cole ve her zaman savunmanın sağında oynamasa da Essien), göbekte Mehmet Topal ve Ayhan (Makelele ve Lampard ikilisi) tıpkı aynı bölgede oynayan Chelsea’li meslektaşları gibi hem toplu oyunda, hem savunmada temel ilkeleri biribirine çok benzer bir anlayışa sahiplerdi.

Kanatları hem hücum hem de savunma gücü yüksek Barış ve Arda’ya teslim edince her bölgede üstünlük sağlamaları hiç de güç olmadı. Fenerbahçe çözüm üretebilir miydi bilmiyorum ama en azından bu sezon karşısında bu tarzda sahaya yayılan ve bu düzeyde oynayan takımlara karşı hiçbir maçta başarılı olamadı.

Yorumlar


Toplam Okunma: 122 | Bugunku Okunma: 2 | En Son Okunma: 07.07.2008 - 02:44





Bottom