Hayal Kırıklıkları
Mart 31, 2008
İlk yazıma baÅŸlarken öncelikle merhaba diyorum ve futbolekstra.net’e yazılarımla katkı saÄŸlamaya çalışmaktan mutluluk duyacağımı belirtmek istiyorum..
Kaan Paker
Futbol Ekstra
Öncelikle oluşan puan durumundan yola çıkarak ilk yazımda iki takımımızın değerlendirmesini yapmak istiyorum.Bu hafta sonu oynanan karşılaşmalardan sonra Galatasaray ve Beşiktaş takımları umduklarını bulamayarak,sevenlerini hayal kırıklığına uğrattılar.
İki takım da geçmiÅŸ haftalarda ortaya koydukları performanslarıyla iyi sinyaller vermiyorlardı.BeÅŸiktaÅŸ’ın 90 +’lara abona olarak 3 puana ulaÅŸmaları,savunma hataları göze çarpan olumsuz tarafları olarak karşımıza çıkıyordu.Keza Galatasaray’da ezeli rakibi gibi iyi futbolunu haftalardır ortaya koyamıyor,eski günlerini mumla aratıyordu.Adeta geliyorum diyen puan kaybı son hafta iki takımı da vurdu,futbolun tanrıları da artık yardım etmedi.Muhakkak ÅŸans da futbolun sonuç oyunu olması düşünüldüğünde önemlidir.Ama sahada kazanmayı gerektiren futbol kurallarını doÄŸru olarak uygularsanız,direkten dönen toplarınızı,kaçan pozisyonlarınızı ÅŸansa baÄŸlayabilirsiniz.Bunların oluÅŸması için efor sarfetmezseniz ÅŸans da küsebilir.
Bir diÄŸer tartışılması gerekli konu ise bu iki takımın yönetim biçimi olmalıdır.Biraz daha eskiye gidersek Galatasaray’ın Avrupa’dan 2 kupa getirdiÄŸi o müthiÅŸ yıllara dönelim.İyi bir kadro kurulmuÅŸ,istikrarlı bir yönetim ve baÅŸarılı bir kulübe vardı.Saha içi,kenarı,ÅŸeref tribünü,diÄŸer trübünler tam bir uyum içindeydiler.Avrupa’ya abone olmuÅŸ bir takım vardı ve bunun neticesinde de gerekli tecrübeler kazanılmış,kazanılması gereken maçlar kazanılmış ve sahada mutlak galibiyet için savaÅŸan,sahanın her bölgesinde koÅŸan,pres yapan bir takım oluÅŸturulmuÅŸtu.Hagi ve Terim ikilisiyle birlikte zafere yelken açılmıştı.Ve bundan sonra hedefe ulaşıldıktan sonra da bir tepe grafiÄŸi olarak zirvede yerini alan takım maalesef yıllar geçtikçe dibe doÄŸru vurmuÅŸtu.Hiç şüphesiz en önemli yönetim yanlışlığının bu kazanımları ticari olarak deÄŸerlendirememeleri olarak gösterilebilir.Biriken borçlar çığ gibi büyürken birçok önemli branÅŸta da camiayı kahreden üzüntülere boÄŸuyordu.Çok tartışılan Canaydın döneminde ana amacın yeniden yapılanarak oluÅŸan borçları azaltma politikası izlenerek uzun vadede baÅŸarıyı yakalamak olarak gösterilebilir.Bunun için çok tepki çeken politikalar izlendi takım gençleÅŸtirilmeye çalışılırken bir yandan da ÅŸampiyonluk isteniyordu.İkisinin aynı anda gerçekleÅŸmesine imkan yoktu ama hiçbir zaman mücadeleden vazgeçilmediyse de ;her alanda gelirlerini katlayan,istikrara kavuÅŸan,birçok yıldız futbolcu transferiyle,doÄŸru transfer politikasıyla yönetilen ezeli rakibi Fenerbahçe karşısında birçok branÅŸta olumsuz neticeler alınmaya baÅŸlanmıştı.Bu da camia üzerinde huzursuzluk yaratırken 6-0 lık Fenerbahçe’de Canaydın’ın rakibini alkışlaması da tepki toplamıştı.Sporun içinden gelen bir isim olan Canaydın için aslında bu doÄŸal bir refleksti ve beyefendi kiÅŸiliÄŸine uygun bir davranıştı.Fazla derinlere inmeden Gerets döneminde de bir ÅŸampiyonluk yaÅŸanmış ve ofansif olarak da iyi görüntü verilmeye baÅŸlanmıştı.Åžubat ayında Gerets ile sözleÅŸme yenilenirken 4 ay sonra vazgeçilerek Gerets ile yollar ayrılmış ve tazminat da ödenmiÅŸti.Bu da önemli bir yönetim yanlışı olarak göze çarpmıştı.
Sezon baÅŸlarken Kalli liderliÄŸinde iyi neticeler alnmıştı fakat sonra birdenbire Kalli’nin takım üzerinde oynamasıyla ritm bozulmuÅŸ ve bahar havası kaybolup gitmiÅŸti.Bundan sonrası ise hepimizin bildiÄŸi gibi yapılan eleÅŸtiriler ve Adnan Polat’ın baÅŸkanlığa seçilmesi olarak gündemdeki yerini almıştı.
Bir noktaya daha vurgu yapmak istiyorum.Son hafta Servet’in ön libero oynaması çok tartışıldı.Kalli;Servet’i yere göğe sığdırımadı ama bence Servet bu takımın en çok konuÅŸulan ismiyse eÄŸer,bu iÅŸte bir yanlışlık vardır mutlaka.Kafa hakimiyeti olan klasik bir savunmacı tipi olan Servet’e çok fazla misyon yüklememek gerektiÄŸini düşünüyorum.Kalan haftalarda zor maçlar Galatasaray’ı bekliyor olacak.
Yukarda saydığım yanlış politikaların bir benzerini izleyen BeÅŸiktaÅŸ yönetimi de icraatlarıyla kulübü teknik direktör mezarlığına çevirirken,yaptığı yanlış transferlerle de iÅŸi tam bir çıkmaza sokmuÅŸtu.Yabancı teknik adamlara ödenen yüklü tazminatlar,yabancı oyunculara ödenen yüklü paralar;bunların karşılığında ise hem baÅŸarısızlık,hem de zaman kaybı olarak geri dönüş camia üzerine karabasan olarak çökmüştü.Yıldırım Demirören’in finansman sorunu yaÅŸatmaması olumlu olarak deÄŸerlendirilebilir lakin harcadığı paraları da ilerde isteyecek olması kulübü maddi olarak sıkıntıya sokabilir.Bu sene de hedeflerden uzaklaşılması,gelecek yıl Avrupa’da mücadele de edilemezse;çok büyük bir maddi,manevi baÅŸarısızlık olarak ön plana çıkan faktörlerden biri yukarda saydığım olumsuzluklara eklenilebilir.
İlk yazımda saha içi faktörlerden ziyade bunun geçmişe dönük yapılan yanlışlıkların devamı olarak değerlendirilmesinin daha uygun olacağını düşündüğüm için sizlerin de sevdiğiniz,gönül verdiğiniz takımlarınız hakkında biraz daha fikir jimnastiği yapmanızı sağlamak için böyle bir başlangıç yapmayı sağlıklı buldum.Diğer eleştiriler zaten günlük basında fazlasıyla yapılıyor ama kötü skorlardan sonra.İyi skorlarda rafa kaldırılan olumsuzluklar her puan kaybından sonra katlanarak önünüze sunuluyor.
Ben çözümü panik yapmadan,ilerisi düşünülerek atılacak adımlarda görüyorum.Günlük baÅŸarılardan ziyade,kalıcı baÅŸarıların elde edilmesini saÄŸlayacak politikalar izlenerek istikrar getirilebilir…





Yorumlar
Toplam Okunma: 163 | Bugunku Okunma: 3 | En Son Okunma: 17.05.2008 - 20:31