Top

En Önemli Şampiyonluklar

Mayıs 11, 2008

sampiyon-galatasaray.jpgBu ÅŸampiyonluÄŸa teÅŸekkür yazısının en başında adı geçmesi gereken kiÅŸi, benim için Karl Heinz Feldkamp’tır. Derwall’den sonra gelen ikinci büyük insandır Galatasaray için, hep yaptıkları ile anılacak…

Nurullah Bakır 

Futbol hep vardı da, endüstri hadisesi yeni yeni hayatımıza girmeye baÅŸladı. İşin içine sportif yönden gayrı parasal mevzuular da karışmaya baÅŸlayınca, tüm dünyada güç dengelerinin açıldığı, güçlülerin alıp başını gittiÄŸi, nispeten ekonomisi zayıfların geri kaldığı görülmeye baÅŸlandı. Ülkemizde ise Fenerbahçe bitirdiÄŸi stadının ve endüstriyel bahislere kafa yoran baÅŸkan, yönetici ve profesyonellerinin rüzgarı ile rakipleriyle arasındaki farkı açma hedefindeydi. Ona en yakın duran, ekonomik yönüyle olmasa da sportif yönü ile Galatasaray’dı. Sportif rekabette birbirlerini sürekli geçen ve geçilen haldeydiler. Endüstriyel yönden treni kaçırmamak için Galatasaray’ın yapması gereken de, daha zor koÅŸullar altında daha fazla çalışıp sportif bayrağı elinden düşürmemekti. İşte tam da bu sebeple belki de tarihinin en önemli ÅŸampiyonluklarıdır Galatasaray’ın 2006 ve 2008′de kazandığı ÅŸampiyonluklar. Rekabetin zor olduÄŸu koÅŸullar altında. Tebrik ederek baÅŸlayalım söze…

Bu ÅŸampiyonluÄŸa teÅŸekkür yazısının en başında adı geçmesi gereken kiÅŸi, benim için Karl Heinz Feldkamp’tır. Bundan 6 hafta önce gönderilmesini istediÄŸim, tesadüfen bir gün sonra kendiliÄŸinden istifa eden büyük futbol adamı. Hagi’den sonra büyüklüğünü ıspat eden ikinci istifadır Feldkamp ustanınki.

Her ÅŸeyden önce çok doÄŸru bir kadro kurdu Galatasaray’a. Herkesin ateÅŸ püskürdüğü Necati ve Hasan Kabze kararlarıdır belki bugünkü ÅŸampiyonluÄŸun en kritik satranç hamlelerinden sadece ikisi. Kadro kimyası baÅŸarının anahtarıdır. Sadece çok ya da az iyi oldukları için aynı pozisyonda haddinden fazla adam bulundurulmaması gerekliliÄŸini gözeterek Ümit ve Hakan’ı, yani en karizmatik iki santraforunu tuttu kadroda. Onların altında ezilecek, oynamadığında sorun edecek ve kimyayı bozacak Necati ve artık yedekliÄŸe tahammülü olmayan Kabze’yi gönderdi.

Ekonomik gerekçelerle yabancı stoperlerinden birinin gidiÅŸine razı oldu ve o krizden bir Servet efsanesi doÄŸurdu, sabrederek. Basbaya Bouzid’i ben getirdim, onu oynatırım inadına gidebilirdi. Yapmadı, ülke futboluna Servet gerçeÄŸini 7′den 70′e kabul ettirdi.

Linderoth’un gidiÅŸinin ardından birçoklarının tükendiÄŸini söyledikleri Galatasaray orta sahasında, yine aynı güven ve sabırla Mehmet Topal gerçeÄŸi ile tanıştırdı Türk futbolunu. Gerets’in Inamoto ısrarının benzerini Ahmed Barusso’da yapsa, kim ne diyebilirdi? Inamoto’nun ısrarla oynatılmasına, Topal’a forma yüzü gösterilmemesine kaçımız söz söyledik geçen yıl?

SaÄŸbek UÄŸur Uçar’ın ülkenin en etkili ofansif beki haline gelmesinde ve sezonu sakatlanmasa takımın asist kralı olarak tamamlayacak olmasında en büyük pay kimindir acaba?

Bunca yılın tembel santraforu Ümit Karan’ın gerçek bir forvet arkası hüviyetine bürünmesine ne demeliyiz? Arda’nın keza tembellik hastalığından gözlerimizin önünde sıyrılıp hem yaratıcı ve hem mücadeleci yıldız adayına dönüşümü… Emre Güngör’ün ülke futboluna kazandırılması.

Özetle; Feldkamp çok büyük iÅŸler yaptı. Sonra saÄŸlığı mani oldu ona, konsantrasyonu dağıldı, takımı avucunun içinden kaçırdı ve çok doÄŸru bir zamanda istifa etti. Umarım kendi tasarrufudur bu istifa ama gidiÅŸi de baÅŸlı başına bu ÅŸampiyonluÄŸun en hayati adımlarından biridir. KeÅŸke 92-93′te baÅŸladığı görevini en azından bir 5 yıl sürdürebilse idi, Galatasaray çok baÅŸka yerlerde olabilirdi bugün. Ama 74 yaşında bir futbol kurdu olarak yukarıda satırlara bir kısmını sığdırmaya çalıştığımız çok büyük emekleri oldu bugünün, ondan da önemlisi yarının Galatasaray’ına. Derwall’den sonra gelen ikinci büyük insandır Galatasaray için, hep yaptıkları ile anılacak…

Futbolcular… Kimileri tarafından Kalli döneminin son günlerinde takımı sabote etmekle suçlandılar. Kimse iÅŸin psikolojik tarafı ile ilgilenmedi. Feldkamp ipleri elinden kaçırmıştı, Ahmet Akçan’ın ise böyle bir yeteneÄŸi hiç olmamıştı. Ondan potansiyelinin üzerinde ÅŸeyler beklenmiÅŸti, neden bilmem. Burada futbolcuların bir günahı yok. İnancınızı yitirdikten sonra beyniniz istese de ayaklarınızda derman kalmaz. Nitekim de kalmamıştı.

Sonrasında toparlandılar ve yapılabileceğin en alasını yaptılar. Sezonun ilk yarısının genelinde ve özellikle de ligin son 6 maçta, inanılmaz keyif aldılar yaptıkları işten. E keyif de verdiler haliyle. Sonunda da kazanan olmanın gururunu yaşadılar. Kaptanlar Şükür, Karan, Şaş başta olmak üzere hepsini yürekten kutluyorum. Sezon başında çoğu kişinin düşünmediğini, düşük ihtimaller verdiği sonu başardıkları ve bunu da tüm futbol izleyicilerinin içine sindirerek yaptıkları için.

Cevat, Nezihi ve Burak hocalar… Takımı kenetlemeyi baÅŸaran, saygınlıkları ile kıskandıran, teknik olarak hep doÄŸruları yapan ve takımı zirveye taşıyan büyük futbol emekçileri. Satırların yazarı tarafından gelecek sezon için de mutlak düşünülmesi gerektiÄŸi ifade edilen ve inanılan teknik heyeti Galatasaray’ın. GeçmiÅŸte Aydın Örs ve Del Bosque tarafından baÅŸarılanları tekrar baÅŸaranlar. Ben son altı lig maçında, özellikle sistem ve 11 seçimlerinde, hep doÄŸruları yaptıklarını gördüm ve takdir ettim. Kadronun inandığı, kendilerini ıspatlamış, Cevat hoca gibi akedemisyen tarafı da bulunan bir lider önderliÄŸinde yoluna devam etmesi gereken isimler, en azından benim için.

Ama üç isim için istisna düşündüğümü de kayda geçireyim hemen; Michael Laudrup (futbolculuğunu izlemek kısmet olmadıysa da), Abdullah Avcı (ki zaten gelse aynı teknik heyetle çalışırdı muhtemelen, Arif Erdem takviyesi ile) ve benim için her zaman bu takıma teknik direktör olması gereken kişi olduğuna inandığım Georghe Hagi. Bu isimler Galatasaray kadrosuna aradığı heyecanı katabilecek isimlerdir, gerisi benim için gereksizdir.

Ve saha dışındaki aktörler; bu kadroyu kuran yönetimin başındaki Özhan Canaydın, yeni başkan Adnan Polat, yönetim kurulları, Adnan Sezgin, Haldun Üstünel… Taşkınlıkları ile 6 maçı seyircisiz oynatsa da varlıklarıyla takıma güç katan taraftar.

Bu fevkalade hayati şampiyonlukta emeği geçenlerin hepsini kutluyorum yeniden.

Yorumlar


Toplam Okunma: 153 | Bugunku Okunma: 2 | En Son Okunma: 30.06.2008 - 06:54

1 Yorum to “En Önemli Åžampiyonluklar”

  1. Mustafa on Mayıs 12th, 2008 5:28 pm

    Ben kendim fenerliyim ama galatasarayın oyuncularını ve feldkampı tebrik etmek lazım.





Bottom